Medeniyetleri ölçüp tartan bir sergi


“İnsan her şeyin, var olan şeylerin var olduklarının ve var olmayan şeylerin var olmadıklarının, ölçüsüdür der” Protagoras.

Ölçmek ve tartmak kavramları aslında hayatımızın tam ortasındadır. Bir anlamda ölçünün ve tartının merkezinde insanoğlu binlerce yıldır belki de yaradılış sırrını aramıştır. Arazi ölçümü, alışveriş, mimarlık, eczacılık, astronomi ve zaman ölçümünde kullandığı her ağırlık, uzunluk ve hacim ölçüsünün temelinde çünkü insanoğlunun kendi hikayesi vardır. Toplumlar dinin, siyasetin, askeri yönetimin, medeniyetin, bilimin ve felsefenin temelini binlerce yıldır yeryüzünde ürettikleri ölçü ve tartı aletleriyle kurmaya çalışmışlardır.

TERAZİDE VE İÇİMİZDE ÖLÇÜ

Bir yere yetişirken zamanı saatle ölçeriz, alışveriş yaparken aldığımız bir kilo portakalı tartıda tartarız. Hatta insanlarla ilişki kurarken tavır ve sözlerimizin bile ölçüsü vardır. Lafı ölçüp tartmak önemlidir. Ruh sağlığımız için bile ölçü tartı gerekir. Hiddet ve sevgide ölçüyü kaçırmayın diyen bir Peygamberin ümmetiyiz. Kur’an’da ise sık sık ölçü ve tartıda adaletli olun çağrısı dikkat çeker. Haddi aşanlardan olmayın denilir. Tıpkı “Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. Biz hiç kimseye gücünün üstünde bir şeyle sorumlu tutmayız” ayetinde olduğu gibi.

lvşar GürpınarnLe Grand K2, 2021nTartı üzerine Barit TaşınYerleştirme

Arşiv: Avşar Gürpınar/ Le Grand K2, 2021/ Tartı üzerine Barit Taşın Yerleştirme

Çünkü ölçü ve tartı sadece pratik hayatta işimize yaramaz manevi yolculuğunda anahtarıdır. İnsanoğlu bu yüzden binlerce yıldır sadece tarlasından elde ettiği mahsulü değil adaleti, iyilik ve kötülüğü de ölçüp tartmıştır. Suna ve İnan Kıraç Vakfı’nın üç ana koleksiyonundan biri olan Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu’nundan bir seçki olan “Ağırlık ve Ölçü Sanatı” sergisini gezerken ölçü ve tartının hayatımızdaki yerini bu anlamda bir kez daha fark ettim. Mesela Antik Mısır’da ölülerinin günahları terazide tartılırmış. Antik Yunan ve Roma da ise adaletin simgesi olarak kabul edilmiş ölçüm aletleri. Bizans ve Osmanlı’da ise sadece ticari ahlakının değil devletlerin hukuki, dini, sosyal ve bilimsel temelini de oluşturmuş. Binlerce yıldır insanoğlunun ölçü ve tartı üzerinden kendi medeniyetlerini nasıl inşa ettiklerini gözler önüne seren “Ağırlık ve Ölçü Sanatı” adlı sergi, MÖ 2000 yılından günümüze ölçü ve tartının hikayesine doğru uzun bir yolculuğa çıkarıyor.

Bronz Kantar AğırlığınGeç Roma Dönemin2216.30 g

Bronz Kantar AğırlığınGeç Roma Dönemin2216.30 g

Sergiyi gezerken birbirinden ilginç ölçü ve tartı aletlerinin yanında tablet, kitabe ve kutsal metinlerde ölçü ve tartıyla ilgili görsellere ve sözlere de tanık oluyorsunuz. Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kültür ve Sanat İşletmesi Genel Müdürü M. Özalp Birol ve “Ağırlık ve Ölçü Sanatı” sergisi Proje Yöneticisi Hazel Rössle ile birlikte sergiyi gezdik ve ayrıntıları kendilerinden dinledik.

10 BİN PARÇALIK KOLEKSİYON

2005 yılında Pera Müzesi kurulduğunda İnan Kıraç tarafından vakfa bağışlanan Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri koleksiyonu her geçen yıl biraz daha büyümüş ve bugün yaklaşık 10 bin parçalık bir koleksiyona dönüşmüş. Aynı zamanda dünyanın bu alanda sayılı birkaç koleksiyonundan birisi kabul ediliyor. Sergi ise bu koleksiyondan bir seçkiyle oluşturulmuş. Sergide, MÖ 2.000 yılından günümüze farklı uygarlıkların arazi ölçümü, alışveriş, mimarlık, eczacılık, astronomi ve zaman ölçümünde kullandığı çeşitli alanlardan birçok ağırlık, uzunluk ve hacim ölçüsü aletleri yer alıyor.

Astragalus (Aşık Kemiği) nBiçimli Bronz Ağırlık SetinDoğu Akdeniz/EgenRoma İmparatorluk Dönemi

Astragalus (Aşık Kemiği) Biçimli Bronz Ağırlık SetinDoğu Akdeniz/EgenRoma İmparatorluk Dönemi

PARADAN ÖNCESİNE UZANIYOR

Sergideki ölçü ve tartı aletlerin büyük kısmı arkeolojik kazılardan elde edilmiş. İnsanoğlunun ağırlık ve ölçü aletleriyle ilişkisi paradan çok öncesine uzanıyor. Antik uygarlıklar, Mezopotamya’nın bereketli topraklarında yetişen tohumlardan yola çıkarak ağırlık birimlerinin temelini atarken, ölçmeye dair gözlemleriyle uygarlıklarının gelişimine de aynı zamanda ortam hazırlamışlar. Sergiyi gezerken Mezopotamya ve Anadolu coğrafyalarının değer biçme pratiklerinin neler olduğu gözler önüne seriliyor. Aletlere o dönemden kitabe, el yazmaları ve kutsal metinlerde ölçme ve tartmanın anlamı üzerine sözler ve görseller eşlik ediyor.

Sfenks Motifli Bronz Ağırlık, (MÖ 2000-1750)

Sfenks Motifli Bronz Ağırlık, (MÖ 2000-1750)

Sergiyi gezerken ağırlık ve ölçüler eşliğinde medeniyetlerin nasıl şekillendiğine şahit oluyoruz. Mesela ticaretin öne çıktığı, medeniyetlerin yükseldiği dönemlerde ölçü ve tartı üzerinden toplum kural ve ilkelerinin sınırlarının da daha net çizildiğini görüyoruz.

İLK KEZ SERGİLENİYOR

Bu arada sergide yer alan ve ilk kez Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu’na katılan iki eser ise oldukça dikkat çekici. İlk kez ziyaretçilerle buluşan eserlerden ilki 19. yüzyıla ait olduğu düşünülen bir resim. İkinci Geliş ve Son Yargı Sahnelerini Tasvir Eden Kağıt İkona, adalet terazisine dikkat çekiyor. Öldükten sonra insanların adalet terazisinde yargılanacakları tasvir ediliyor. Koleksiyonda yer alan Sanatçı Avşar Gürpınar’ın Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu’ndan ilhamla ürettiği Le Grand K2 ise Ağırlık ve Ölçü Sanatı’na güncel bir bakış getiriyor.

 

Bronz Kantar AğırlığınGeç Roma-Erken Bizans Dönemi

Bronz Kantar AğırlığınGeç Roma-Erken Bizans Dönemi

Sergiye yönelik olarak ayrıca Ağırlık ve Ölçü Sanatı adlı bir de kitap hazırlanmış. Kitaba Oğuz Tekin “Tarih Boyunca Terazi ve Terazi Ağırlıklarına Genel Bir Bakış”, Charles Doyen “Astragalus Biçimli Roma Ağırlıkları”, Brigitte Pitarakis “Bizans’ta Ağırlık Ölçme Sanatı” ile “Bir 19. Yüzyıl Kâğıt İkonasındaki Adalet Terazisi” ve Uğur Tanyeli “Osmanlı Topoğrafya Teknolojisi ve Havayi Terazi (16.-18. Yüzyıl)” başlıklı yazıları ile katkıda bulunmuş.

Pirinç Kıblenüman(19.-20. yüzyıl)

Pirinç Kıblenüman(19.-20. yüzyıl)

Sergiyi sanal olarakda şu adresten gezebilirsiniz: https://www.peramuzesi.org.tr/… Ayrıca Pera Müzesi Salı’dan Cumartesi’ye 10.00 – 19.00 saatleri arasında gezilebilir. Müze, Çarşamba günleri “Genç Çarşamba” kapsamında öğrencilere, Cuma günleri ise 18.00 – 22.00 arası tüm ziyaretçilere ücretsiz bilgisini de paylaşalım.

KAYNAK YENİ ŞAFAK PAZAR EKİ https://www.yenisafak.com/hayat/medeniyetleri-olcup-tartan-bir-sergi-3711308

Ayşe OlgunAuthor posts

Avatar for Ayşe Olgun

Erzurum’da doğdu. İlkokulda resimle, lise yıllarında yazıyla, üniversitede şiirle kendini anlattı ve bol bol gezip, fotoğraf çekti. İlkokulda dedektif, ortaokulda yazar, lisede dünyayı gezmeyi hayal etti. 1996 yılından bu yana gazetecilik yapıyor: yazıyor, çiziyor, araştırıyor, geziyor.

Yorum yok

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.