Kavga İbadettir!


Siyasetten sanata akademiden, iş dünyasına kadar her alanda yüzlerce genci yetiştiren Fethi Gemuhluoğlu vefatının 40. yılında bir dizi etkinlikle anılıyor. Bu etkinliklerden birisi de, Şişli Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından önümüzdeki günlerde düzenlenecek ve Şişli Nişantaşı’nda Hacıeminefendi Sokağı’ndaki yaşadığı Şelale Apartmanı’na ‘Fethi Gemuhluoğlu burada yaşadı’ notunun yazıldığı bir plaket asılacak. Plaket asma törenine, Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş da katılacak. Etkinlik öncesi büyük oğlu Ali Gemuhluoğlu’yla buluştuk. “İyi bir baba, iyi bir eş, samimi bir Müslüman ve gerçek bir bilgeydi” diye oğlunun tarif ettiği Fethi Gemuhluoğlu’nu yine ondan dinledik.

1922 yılında dünyaya gelen Fethi Gemuhluoğlu’nun çocukluk ve gençlik yılları İstanbul Göztepe’de geçer. Göztepe’de bulunan ahşap konaklarda o dönemde Osmanlı devletinde görev yapmış paşalar, bürokratlar, din adamları yaşamaktadır. Henüz lise çağındayken bu önemli insanların söz meclislerine katılır ve onların sohbetlerinden feyz alarak kendini yetiştirir. Kendisi cumhuriyet çocuğu olduğu halde Osmanlı’nın son kuşak temsilcilerinden beslenir.

FEVZİ ÇAKMAK’IN NAAŞI OMUZLARDA TAŞINIR

Aydın, birikimli ve dindar bir kimliğe sahip olan bu genç aynı zamanda aksiyon insanıdır. Fevzi Çakmak’ın vefat ettiği 1950 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde kıdemli öğrencidir. Çakmak’ın vefatına rağmen radyolarda oyun havaları çalmaya devam etmektedir. Harbiye’de ise bayraklar yarıya indirilmez. İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı olduğu ve ezanların Türkçe okunduğu yıllardır bu yıllar. Fethi Gemuhluoğlu’nun önderliğinde bir grup genç Harbiye’ye gelir ve içeri girer bayrağı yarıya indirir. Ardından Çakmak’ın naaşının getirildiği Teşvikiye’deki evin önünde yüksek sesle Kuran-ı Kerim okunur. Ertesi gün Beyazıt’ta kılınan cenaze namazından sonra Çakmak’ın cenazesi top arabasında götürülmek istense de gençler tabutu vermeyip omuz üstünde halkın büyük katılımıyla Eyüp Sultan’a götürürler. Bu öğrenci ve halk harekatına katılan gençler arasında Turgut Özal, Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan, Recai Kutan da vardır. Bu isimler daha sonra Türkiye’nin siyasi hayatının şekillenmesinde önemli roller üstlenirler.

Gemuhluoğlu'nun nhatıralarının hala özenle nkorunduğu Nişantaşı’ndaki nevinde büyük oğlu Ali nGemuhluoğlu’nun misafiri nolduk.

Gemuhluoğlu’nun hatıralarının hala özenle korunduğu Nişantaşı’ndaki evinde büyük oğlu Ali Gemuhluoğlu’nun misafiri olduk.

AŞK VE DOSTLUK ÖNEMLİ

Geniş ufuklu bir insan olarak hayatının merkezine aşkı ve dostluğu koyar. Elinden ise kitap hiç düşmez. Uluslararası ilişkiler, dini kitaplar, felsefe, sosyoloji, sanat ve edebiyat gibi çok farklı alanlarda her daim okuma yapar ve çevresindeki gençleri de okumaya teşvik eder. Kurduğu Türk Petrol Vakfı vasıtasıyla gençlere burs verir ve gençleri mutlaka yüksek lisans ve doktora yapmaları, yazmaları ve sanatın bir dalından hobi olarak da olsa ilgilenmeleri için teşvik eder. Onlara sık sık aşk ve dostluk üzerine öğütler verir, insanın manevi tarafına işaret eder.

AŞIK KOCA İDEAL BİR BABA

İyi bir eş ve iyi bir baba olan Fethi Gemuhluoğlu bir arkadaş toplantısında tanıştığı büyük aşkı Suzan hanımla 1959 yılında evlenir. 1959 ile 1963 yılları arasında Harbiye’de Ölçek Sokak’ta küçük bir dairede yaşarlar. 1961 yılında Ali, bir yıl sonra da oğulları Selman dünyaya gelir. Beyin cerrahı ve anistezist olan Suzan hanım bir özel klinikte çalışmak üzere 1963 yılında Almanya’ya gider. Gemuhluoğlu ve oğulları da aynı yıl Almanya’ya giderler. 1965 yılına kadar burada serbest gazetecilik yapar ardından Ankara’ya davet edilir. Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı’nda özel kalem müdürlüğü yaparken Almanya’da olan ailesine sık sık mektup yazar. Henüz üç ve dört yaşlarında olan oğullarına attığı bir kartpostalda şu satırları kaleme alır: “Nur yüzlü, ışık yüzlü Selman oğluma.Annenizle mazimizde aydınlık günler şaşırtıcı kadar çoktu. Senin adın bu aziz günlerin baş tacıdır. Bunları sana anlatacağımı umarım. Allah bana bu fırsatı verecektir. Senden Ali’yi ağabey bilmeni baba yarısı addetmeni istiyorum. Bu seni muhkem kılacaktır. Seni bağrıma basarım. Annenizi benim için öpün. Fethi baban”

“Ay yüzlü güneş yüzlü oğul canım Ali’ye. O aydınlık yüzlü annen, sen ve kardeşin benim dünyamsınız. Sizden kuvvet buluyorum. Türkiyemizin cümle çocukları ve anneleri için kavgaya katılmayı ibadet addediyorum. Biraz gelişince bunu takdir edeceğine inanıyorum. Dost, ihvan ve arkadaş oğlum. İyi baba olma ümidimi terk etmeyeceğim.Seni öperim annenizi benim için öpün.Fethi baban”

AYDINLARI SORUMLU TUTAR

1968 yılında Fethi bey İstanbul’a döner. Nişantaşı’ndaki evlerinde ailenin biraraya gelmesiyle beraber yaşamaya başlarlar. Nişantaşı ve Teşvikiye tarafları altmışlı ve yetmişli yıllarda aydınların yaşadığı bir semttir. Gemuhluoğlu bu yüzden Nişantaşı’nda yaşamayı önemser. Büyük Türk devletinin gücünü kaybetmesinin sebebini aydınlar a bağlar. Türk devletinin tekrar güçlenmesinin ancak aydınlar ve sanatçılar tarafından mümkün olacağına inanır. Yetiştirdiği genç neslin dindar, iyi okuyan ve en az bir yabancı dil bilen insanlar olmasını çok önemser. Çocuklarını yabancı dil eğitimi veren okullara gönderdiği gibi arkadaş çevresinin çocuklarını da buna teşvik eder. Türk Petrol Vakfı’nda da burs verdiği gençlerin dine saygılı ve vatansever olması dışında gençler arasında hiçbir ayrım yapmaz. Onun yetiştirdiği gençler 1983’ten 2017 yılına kadar görev alan siyasi partilerden, bürokrasiye, iş dünyasından kültür sanata gibi değişik alanlarda söz sahibi olacaktır. Meşhur Dostluk üzerine yaptığı konuşmada uyku, politika, mevki-makam hırsı, para-mal hırsından uzak durun diye nasihatta bulunur.

1977 yılında kalp krizi geçirerek vefat eden Fethi Gemuhluoğlu arkasında yetiştirdiği binlerce genç ve 10 bine yakın kitabını miras olarak bırakır. Bir de gençleri diri tutmak için kaleme aldığı yüzlerce mektup ondan hatıra olarak kalır…

 

Tesbih ve dolmakalem koleksiyonu vardı

Dolmakalem ve tespih Fethi Gemuhluoğlu için iki kıymetli eşya. 50’ye yakın dolmakalemi olan Gemuhluoğlu yine o dönemde pek kimsenin rağbet etmediği tespih ustalarına tespih yaptırır. Çevresindeki insanların da ustalara tespih siparişi vermesi için yönlendirirmiş.

İlk Kıbrıs mitingini düzenler

Fethi Gemuhluoğlu, Taksim’de ilk Kıbrıs mitinglerini düzenler ve Türkiye’de ilk siyasi Kıbrıs derneğinin kurucuları arasındadır. Sadece ülkemizdeki Müslümanların değil dünyadaki Müslümanların dertleriyle ilgilenen ve bunları sık sık gündeme getiren bir insandır.

Önce kendinize dost olun

Sohbetlerinde her daim dostluktan bahseden Gemuhluoğlu, Peygamber Efendimizin dostları Hz. Ebubekir ve Hz. Ali’den hikayeler aktarırmış. “Önce çevrenizden başlayarak herkese dost olun ama önce kendinize” diye nasihatta bulunurmuş. Yine ‘şehirli müslüman’ simgesini çok önemseyen Gemuhluoğlu bu konuda giyimi, kuşamı, yaşamıyla çevresindeki insanlara da örnek olan bir isim.

Allah diye Taksim’de bağırtır

Atatürk’e mevlid yazmış şair Behçet Kemal Çağlar ile Fethi Gemuhluoğlu bir gün Taksim Anıtı’nın önünde karşılaşır. Çağlar seksen yaşındadır ve Gemuhluoğlu’na hayrandır. Selam verir. Gemuhluoğlu elini Çağlar’a doğru uzatarak “Allah de” der. Çağlar “Allah” der ama Gemuhluoğlu beğenmez ve her seferinde daha yüksek sesle “Allah de” diye ikaz eder. Her ikazdan sonra Çağlar sesini biraz daha yükseltir. En sonunda Gemuhluoğlu “Allah” diye bağırır. Taksim’de herkes onlara bakarken bu sahnenin şahidi olan Ergün Göze “O an tüylerim diken diken oldu” diye bu hikayeyi Ali Gemuhluoğlu’na anlatır.

Bu benim kefenim olsun

 Oğlu Ali Gemuhluoğlu 15 yaşına gelince babası hem Fransızcasını geliştirmesi hem de orada yaşayan Müslüman aydınlarla tanışması için tek başına Paris’e göndermiş. Oğluna İslam düşünürü Hamidullah’ın ve Afrika’dan kaçıp Paris’e yerleşen birkaç aydının adres ve telefonlarını vermiş ve onlarla görüşmesini istemiş. İki aylık bu Paris gezisinde oğluna sık sık mektup yazıp önemli tavsiyelerde bulunan Gemuhluoğlu özellikle Afrika’daki Müslüman mücadelesini anlatan romanlar, ansiklopediler almasını öğütlemiş. Her Cuma Paris Camisi’ne giden Ali Gemuhluoğlu buradan babasına hediye olarak bir Hac kıyafeti almış. Babasının vefatından bir gün önce İstanbul’a dönen Gemuhluoğlu hediyesini babasına vermiş. Babası bu hediyeyi çok beğenip o akşam giymiş ve “Çok güzel, bu benim kefenim olsun!” demiş Ertesi gece ise kalp krizi geçirerek vefat etmiş.

10 bin kitabı İSAM’a ve ARAPGİR’e bağışlandı

Elinden kitap eksik olmayan Fethi Gemuhluoğlu her gece evde kitap okur çocuklarını ve gençleri de okumaları için teşvik edermiş. 10 bin kitabını ailesi İSAM’a ve Arapgir Fethi Gemuhluoğlu Kütüphanesi’ne bağışlamış. Yine Ali Gemuhluoğlu her yıl doğum günlerinin olduğu ay babasının kardeşini ve kendisini fotoğraf stüdyosuna götürerek fotoğraflarını çektirdiğini söylüyor.

Evlilik yıl dönümünü unutmazdı

Ailesine oldukça düşkün olan Fethi Gemuhluoğlu eşine olan sevgisini her fırsatta yazdığı mektuplarda, konuşmalarında dile getirmiş. Her yıl evlilik yıldönümlerinde ise Suzan hanıma mutlaka hediye alırmış. Geçtiğimiz yıl 90 yaşında vefat eden Suzan hanımın özenle sakladığı hediyeler şimdi çocuklarına emanet.

KAYNAK YENİ ŞAFAK PAZAR 15 EKİM 2017 https://www.yenisafak.com/gundem/kavga-ibadettir-2802562

Ayşe OlgunAuthor posts

Avatar for Ayşe Olgun

Erzurum’da doğdu. İlkokulda resimle, lise yıllarında yazıyla, üniversitede şiirle kendini anlattı ve bol bol gezip, fotoğraf çekti. İlkokulda dedektif, ortaokulda yazar, lisede dünyayı gezmeyi hayal etti. 1996 yılından bu yana gazetecilik yapıyor: yazıyor, çiziyor, araştırıyor, geziyor.

Yorum yok

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.